Vahşi Avrupa’dan insan hakları dersleri…

kafatasları

Deutsche Welle Türkçe’den Peter Hille’nin haberi tüyler ürpertici.
Tarihi tahrif edip, Türkleri barbar gösteren, kendi vahşetlerini örtüp, Türk insanının kendini savunma hareketlerini vahşet olarak nitelendiren Avrupa’nın sonsuz megalomanisinin bir tezahürü var haberde.

Kerhen terörist listesine yazdıkları için gizli destek vermek zorunda kaldıkları PKK’nın köşeye sıkıştırılması karşısında Türkiye’ye karşı çaresizlik saldırganlığı sergileyen ve o yüzden de “gözünün üstünde kaşın var” bahanelerine sığınan, Avrupa’nın gerçek yüzünü hatırlamak, “Türkiye’de insan hakları ihlal ediliyor” bahanesinin ne denli sakil kaldığını anlamak adına iyi geldi bu haber.

Avrupalıların, Afrika’da yaşayan ırklardan üstün olduğunu kanıtlamak adına bir odada bekletilen kafataslarının haberini paylaşıyorum. İçi elveren okuyabilir;
“Berlin’deki bir depoda Alman İmparatorluğu’nun Doğu Afrika’daki sömürgelerinden getirttiği binlerce kafatası bulundu.
Alman ARD Televizyonu’nun ‘Fakt’ adlı siyasi magazin programında belirtildiğine göre Berlin’in antropolojik koleksiyonunda eski Alman sömürgelerinden getirilen binin üzerinde kafatası bulunuyor. Prusya Kültür Varlığı’nın envanter listesinde yer alan kafataslarının bir bölümünün Alman askerleri tarafından infaz edilip uzuvları bilimsel amaçlı incelemeler için Berlin’e gönderilen yerlilerle ait olduğu öğrenildi.

Ruanda’nın Berlin Büyükelçisi İgor Cesar kafataslarının iadesini talep ederek, ‘kafataslarının mahzenlerden çıkıp Ruanda’ya geri dönmesinin son derece önemli olduğunu’, söyledi.

1885 – 1920 yılları arasında araştırmacı Felix vo Luschan tarafından toplanan ve Charite hastanesinde bulunan 5 bin 600 dolayındaki kafatası 2011 yılında Prusya Kültür Varlıkları vakfına devredilmişti. Vakfın sözcüsü ‘Luschan’ koleksiyonundaki kemiklerin hangi ülkelerden getirildiğini saptamak üzere ‘köken’ incelemesinden geçirileceğini ve Charite’deki listelerin fiili envanter ile uyumlu olup olmadığının araştırılacağını söyledi. Sözcü iskelet parçalarının münasip işlemden geçirilebilmesi için bilimsel çalışma yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Avrupalıların Afrika’da yaşayan ırklardan üstün olduğunu kanıtlayabilecek!”

Alman İmparatorluğu’nun tanınmış Afrika araştırmacılarından Richard Kandt Ruanda’da Kwa kabilesinden olduğu tahmin edilen bir pigmeye rastlamış ve savaş esiri olan Ruandalının öldürülmesini istemişti. Öldürülen pigmenin eti kemiklerinden ayrılmış ve kafatası Berlin’e gönderilmişti. Kandt, son derece küçük bir halk grubunun mensubuna rastlamış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirmiş ve kafatası üzerinde yapılacak incelemeyle Avrupalıların Afrika’da yaşayan ırklardan üstün olduğunu kanıtlayabileceklerini söylemişti.

Zamanla imparatorluğun Doğu Afrika’daki sömürgelerinde öldürme ve mezardan kaçırma yoluyla toplanan binlerce kafatası Berlin’e gönderilmişti. Yıllardır Alman koleksiyonlarındaki kafataslarının menşei ile ilgili araştırmalar yapan gazeteci Markus Frenzel 2008 yılında Freiburg Üniversitesi ile Charite’de 100 dolayında kafatasının ortaya çıkarılmasının skandala yol açtığını ve bu kafataslarının Namibya’ya iade edildiğini açıkladı. Frenzel, Prusya Kültür Varlığı vakfının depolarında yapılan aramalarda binlerce kafatasının bulunmasına önayak olmuştu. Vakıf başkanı Hermann Parzinger televizyona yaptığı açıklamada, ‘kendi bilim anlayışlarıyla bağdaşmadığı için Afrika’dan getirtilen kafataslarının koleksiyonlarında yeri olmadığını’, belirtti.”

Yurdagül ATUN


Yazıları posta kutunda oku


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir