VOMA Kampları; Güney Kafkasya’nın Kandil’i

Dağlık Karabağ bölgesinin 26 yılı aşkın bir süre Ermenistan işgalinde bulunması, bu toprakları çeşitli terör örgütleri ve suç şebekelerinin sığınağı haline getirmişti. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 23 Eylül 2020 tarihinde başlattığı karşı taarruz ve 44 gün süren vatan muharebesi sonucunda işgal olunmuş toprakların %70’inin ana vatana geri dönemsi bu terör ve suç örgütlerine de ciddi darbeler indirmişti. Fakat hâlâ özgürleştirilmeyen ve Ermenistan işgalinde bulunan bölgede çeşitli terör ve suç örgütleri mensuplarının bulunduğu bilinmektedir. Bu suç ve terör örgütlerinin başında VOMA terör örgütü gelmektedir. Hayatta kalma sanatı anlamına gelen ve Voxj Mnalu Arvest ifadesinin kısaltılmışı olan VOMA terör örgütü, Ermenistan İstihbaratı’nın desteği ve Ermeni Diasporası’nın finansörlüğünde Azerbaycan Cumhuriyeti’ne karşı terör eylemlerinde bulunan paramiliter bir oluşum olarak faaliyet göstermektedir. Bu terör örgütünün üyelerinin çoğunluğu Lübnan ve Rusya başta olmak üzere çeşitli ülkelerin Ermeni vatandaşlarından oluşmaktadır. Bunun yanı sıra PKK terör örgütü mensuplarının da Ermenistan işgalinde bulunan topraklarda kurulan VOMA kamplarına yerleştiği Azerbaycan Cumhuriyeti’nin güvenlik güçleri tarafından tespit edilmiştir.

Bu örgütün liderliğini Vova Vartanov yürütmektedir. Vova Vartanov, Şubat 2019 tarihinde Turan Haber Ajansı’na verdiği bir demeçte I. Karabağ Savaşı’nda Ermeni gönüllüleri (teröristleri) örgütleyen ve Azerbaycan’a karşı savaşan ilk kişilerden olduğunu ve Ermenistan devleti bağımsızlığını ilan ettikten sonra Ermenistan İstihbarat Servisi’nde çalışmaya başladığını ifade etmişti [1]. Bu örgütün internet sitesinde örgütün düşünce ve hayatından esinlendiği kişinin radikal Ermeni faşizminin temsilcisi Garegin Njdeh (1886-1955) olduğu yazılmaktadır [2].

VOMA terör örgütünü farklı ülke vatandaşlarına cazip kılan en önemli husus bu örgüt tarafından Dağlık Karabağ’ın işgal altındaki topraklarında kurulan milis eğitimi kamplarıdır. Farklı terör örgütleri ya da uluslararası suç şebekelerine katılmak isteyen kişiler internet üzerinden kayıt yaptıktan sonra Erivan’a ulaşıp örgüt kamplarına kolay bir şekilde ulaşabilmektedirler. Bu kişiler, VOMA kamplarında silah kullanma, el yapımı patlayıcı yapma ve düzenek kurma yöntemleri, dövüş teknikleri ve çeşitli milis eğitimlerini almaktadırlar ve genel olarak bu eğitimler kısa süreli olarak verilmektedir. Bu kampları en çok kullanan terör örgütü ise PKK olmuştur.

VOMA kamplarının milis eğitiminden sorumlu ve sözde milis eğitimi komutanı ASALA’nın eski üyesi, 1981 Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğu saldırısı eylemi (ASALA tarafından Van Operasyonu adı verilmişti) ve Aralık 1991 tarihinde Türkiye’nin Budapeşte büyükelçisi Bedrettin Tunabaş’a yapılan saldırının faili Vasken Sako Sesliyan’dir. Lübnan vatandaşı olan Vasken Sako Sesliyan, I. Karabağ Savaşı sırasında özellikle Hocalı kentinin işgali ve soykırımında aktif rol aldığından dolayı Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan tarafından “Karabağ savaşının kahramanı” nişanıyla taltif edilmişti [3].

VOMA kamplarında milis eğitimi alan ya da VOMA kamplarını sığınak ve barınak olarak kullanan kişi ve gruplar sadece farklı ülkelerin Ermeni vatandaşları ya da PKK teröristlerine sınırlı değil ve farklı anarşist gruplar ve uluslararası suç şebekeleri de bu kampları aktif bir şekilde kullanmaktadır. Nitekim Fransa’daki aşırı sağcı “Zouaves Paris” (ZVP) örgütünün VOMA ile sistematik bir ilişki içinde olduğu bilinmektedir. 2 Aralık 2020 tarihinde Fransa basınında yer alan bir habere göre Fransa’da şiddet yanlısı Neo Nazi ideolojisine sahip ZVP örgütünün lideri De Cacqueray Valmeinier, sosyal medya hesabından, üzerinde asker kıyafeti ve elinde otomatik silahın da bulunduğu bir fotoğraf paylaşarak, Ermenistan’ın saflarında Azerbaycan’a karşı savaşmak için Dağlık Karabağ bölgesine gittiğini açıklamıştı [4].

Yabancı teröristlerin Ermenistan kontrolünde bulunan bölgelere yerleşmesi Azerbaycan Cumhuriyeti devletinin hassas olduğu ve yakından takip ettiği konulardan biridir. Nitekim Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, 3 Kasım 2020 tarihinde basına yaptığı açıklamada VOMA terör örgütünün faaliyetleri ve bölgede bulunan yabancı teröristler hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: “VOMA terör örgütü bünyesinde 300’den fazla paralı teröristin bulunduğunu biliyoruz. Ermenistan’ın bu paralı terörist gruplarında Lübnan ve Suriye’den Kanada’ya kadar çeşitli ülkelerin vatandaşları da yer almaktadır. Fransa’nın radikal örgütünün temsilcisinin Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarına gelmek için çeteler topladığı bilgileri mevcuttur. Aynı zamanda PKK üyelerinin de işgal edilmiş topraklarda bulunduğu hakkında bilgi sahibiyiz. Ermenistan hızlı bir şekilde Birleşmiş Milletlerin bu alanda faaliyetleri yasakladığı anlaşmasına katılmakla dikkatleri dağıtmak istemiş, riyakâr davranmıştır. Azerbaycan ise bu anlaşmaya 23 sene önce katılmıştır.” [5]

Sonuç olarak Güney Kafkasya’nın güvenliği açısında tehdit oluşturabilecek aktörlerin biri Ermenistan devletinin desteği ve Ermeni Diasporası’nın finansörlüğünde kurulan VOMA terör örgütüdür. Bu örgütün üyeleri farklı ülkelerin Ermeni vatandaşlarından oluşmaktadır. Bunun yanı sıra örgütün Ermenistan işgali altında bulunan topraklarda kurduğu kamplarda PKK başta olmak üzere çeşitli yabancı terör örgütleri ve suç şebekelerinin de bulunduğu bilinmektedir. Bu da bir anlamıyla VOMA kamplarını Güney Kafkasya’nın Kandil’i haline getirmiştir.

Babek Şahit / TURKISHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER


Yazıları posta kutunda oku


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir