Turizmcilerin ortak çabası sezonun uzamasıdır. Bu konuda ortak çaba gösteriliyor. Çünkü turizm bölgelerimizde yaz ayları uzuyor. Sektör de bundan faydalanmak istiyor.
Rusya turizm pazarında, yaz sezonunu yıl sonuna kadar uzatmak amacıyla tur operatörleri ortak bir karar aldığı ifade edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Pegas Touristik Rusya ve BDT Sorumlusu Orhan Sancar şu görüşleri yansıtıyor:
“Hedef, 2024 yılını maksimum turist sayısıyla tamamlamak. Bu amaçla, ilk etapta 22 Kasım’a kadar haftada 200 uçuş gerçekleştirilecek. 23 Kasım’dan itibaren ise Mart 2025 sonuna kadar haftada 50 sefer yapılması planlanıyor. Uçak kapasiteleri B737 (189 koltuk), A321 (240 koltuk), A330 (345 koltuk) ve B777 (540 koltuk) olarak belirlendi.“
TUSAŞ’a yapılan terör saldırısı rezervasyonları bir miktar etkilemiş olsa da, TGA ile yapılan görüşmelerle bu dönemin sorunsuz atlatılması için güven imajı ile ilgili mesajlar verileceğini kaydeden Sancar “Havalimanlarında artırılan güvenlik önlemleri gecikmelere ve bazı tedirginliklere yol açsa da, normalleşmenin sağlanması turizm açısından kritik bir öneme sahip. Havaların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve Ortadoğu’daki gerginlik, Antalya ve diğer kıyı bölgelerindeki doluluğu artırdı. Otel ve uçak fiyatlarının uygun olması da sezonun uzamasına katkı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan daha çok harcama yapan turistlerin getirilmesi hedefleniyor.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Ülke Pazarlama Direktörü Alican Demir, Antalya Turizm Fuarı – ATF24 kapsamında düzenlenen “Destinasyon Pazarlama ve Yatırım” panelinde ajansın tanıtım faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Özellikle sosyal medyadaki organik içeriklerin kullanıcıların seyahatle ilgili alışkanlıklarını değiştirdiğini ifade eden Demir, “Türkiye turizmini tanıtmak için tanıtımın bütün enstrümanlarını kullanarak tanıtım yapıyoruz. Sosyal medyada tanıtım etkinliğinin altında organik içerikler yatıyor. Tüketiciler organik içeriklere daha fazla başvurur hale geldi. Instagram’da takip ettiği kullanıcının seyahatle ilgili sergilediği alışkanlıklardan etkileniyor. Ağustos ayında Tripadvisor ile The Wanderer serisinin üçüncü filmini Antalya’da çektik. Serinin ilk filmini İstanbul ve İzmir’de, ikincisini Kapadokya ve Bodrum, üçüncüsünü çok büyük bir turizm destinasyonu olduğu için, sadece Antalya’da çektik. Serinin temel özelliği, iki turistin gittikleri destinasyonu gezerek keşfetmesi Seri Amazon Prime’da yayınlanıyor ve en çok izlenenler arasında. Organik içerik, alternatif bir destinasyonun tanıtılması anlamında bir gerçek. Biz zaten her şey dahil sisteminde çok üst düzey bir konumdayız. Bunun yanında Antalya’nın dışında farklı destinasyonları geliştirerek hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz” dedi.
Seyatat tercihlerinin değiştiğini belirten Alican Demir’in bu konudaki görüşleri şöyle, “Dünyada değişen iki kavram var. Fomo ve jomo. Fomo bir şeyleri kaçırma korkusu, jomo ise insanların yoğun bir şekilde çalıştıkları için tatillerinde de daha az kalabalık destinasyonlara yönelme eğilimi. Doğa içerisinde vakit geçirebilecekleri destinasyonlara yöneliyorlar. Antalya’da biz hep kıyı şeridinden bahsediyoruz ama Antalya’nın, Kuşadası’nın, Bodrum’un, İzmir’in sahil dışında da ürünleri olduğunu göstermemiz lazım. Biz temelde turizmi 81 ile yaymaya çalışıyoruz. Hem Antalya ve hem de diğer şehirlerimizde, alternatif destinasyonlarının daha öne çıkacağı pazarlama çalışmaları, önümüzdeki 10 sene içerisinde kodladığımız bir proje olacak”
Daha fazla harcayan turist profilini çekmek için çalışmaların sürdüğünü kaydeden Demir şu ifadeleri kullandı:
“Öte yandan Türkiye’ye daha çok harcayan turisti nasıl getireceğimizle ilgili çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Bununla ilgili Türkiye çok yol kat etti. Her şey dahil konseptinde büyük büfelerle karşılaşıyorken şimdi otellere baktığımızda 8-9 farklı ala carte restoran var. Turistin önüne koyduğumuz ürün her geçen gün artıyor. Öte yandan lüks ve marka tesis sayısı da artıyor. Bu lüks tüketen misafiri getirmemizi daha da kolaylaştırıyor. Şehrin lüks segmentten misafiri daha çok çekebilmesi için daha farklı alternatif sunabilir haline gelmesi gerekiyor. Bununla ilgili Michelin Rehberi ülkemize girdi. Başta İstanbul’la başladılar. İzmir ve Bodrum devreye alındı. Antalya ve Muğla genelinin de programa dahil edilmesi yakındır. Türk mutfağının kalitesinin dışında şehirleri de gastro city’lere çevirmek için otel kalitesini, yaşam kalitesini artırmalıyız. Deneyim çeşitliliği sunmamız gerekiyor. Pazar çeşitliliğine inanmak gerekiyor. Çin ilk verdiğim örnek. Çinliler 3S’e gelmez gibi bir algı vardı. Aslında Antalya’da İzmir’de, Bodrum’da Kuşadası’nda deniz dışında da bir hayatın olduğunu gösterdiğiniz zaman her turist Türkiye’ye gelebilir. Çin’de 2019 rakamlarını yakalayıp yakın zamanda 1 milyona ulaşmayı hedefliyoruz”