Site icon Turkish Forum

ATATÜRK VE ANDIMIZ

            Ortaöğretim olarak adlandırılan ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim haftasına; hafta başında “İstiklal Marşı” okunarak başlanır ve hafta sonunda “İstiklal Marşı” okunarak son verilir.            Bir süre öncesine kadar Cumartesi günleri de yarım güm olarak çalışma günü sayıldığı için bu törenler Pazartesi sabahı çalışma günü başlangıcında ve Cumartesi günü okul kapanış saatlerinde yapılırdı.  Öğrenciler, okul bahçesinde sınıf durumlarına göre sıraya dizilir, anne ve babalar yan taraflarda toplanır, bir öğretmen veya bir öğrencinin eşliğinde hep birlikte marş söylenir, sonra sıra ile okul binasına, sınıflara girilirdi.            İlkokul öğrencileri, sınıflarına girince öğretmen beklenir, öğretmenin sınıfa girmesi ile ayağa kalkılır ve bir ağızdan “And’ımız” olarak bilinen metin okunur ve derse başlanırdı.ANDIMIZIN BAŞLANGICI             “Türküm, doğruyum, çalışkanım” olarak başlayan ve And’ımız olarak bilinen metnin okunmasına 1933 yılında başlanmış ve 2013 yılına kadar aralıksız olarak 80 yıl devam edilmiştir. And’ın teması; çalışkan, dürüst, ülkesine bağlı, küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı duyan bir nesil için gerekli olan ilkeleri aşılamaktır. Amacı;  kendine güvenen, özverili, ülkesi için çalışma azmi ile dolu olan bir gençlik yetiştirmektir.            Metnin yazarı, dönemin Maarif Vekili yani Milli Eğitim Bakanı olan Reşit Galip’tir. Aslında And’ımız metninin yazarı Dr. Reşit Galip olmakla birlikte, bu dizeler, Atatürk’ün gençliğe ve Türk Milletine yaptığı kısa konuşmalar ve söylevlerinin derlenmiş halidir.         And; Atatürk’ün yaptığı konuşmalar ve söylevlerinden kısa ve özet halindeki vurgulu kelime ve cümleler derlenerek meydana getirilen bir söylevdir.            ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNDEN ESİNLENMİŞTİR.            Atatürk’ün  “Türk! Öğün. Çalış. Güven.” Sözü, And’ın ilk cümlesini oluşturmaktadır. And’ın devamında gelen dizelerini, Atatürk’ün “Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir.” , “Kendiniz için değil bağlı bulunduğunuz Ulus için çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.” ve benzeri sözleri oluşturmaktadır. And’ın son dizeleri  ise, Atatürk’ün en bilinen ve en çok benimsenen sözlerinden olan “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır” ve “Ne Mutlu Türküm diyene.” sözlerinin özetlenerek söylenmiş bir şeklidir.            Genel olarak bakıldığı zaman görünen husus; And’ın sözlerini herhangi bir kişinin yazması değil;  Atatürk’ün değişik tarihlerde söylediği söz ve ifadelerinden derlenerek  oluşturulmuş olmasıdır.AMAÇ, GÜVEN VE VATAN SEVGİSİNİ AŞILAMAKTIR            Bunların okullarda ve öğrenimin başlangıç dönemlerinde söylenmesinin nedeni ise, küçük yaşlardan itibaren gençlere kendine güven ve vatan sevgisi aşılamanın yanında gene Atatürk’ün gösterdiği hedeflerde yatmaktadır. Atatürk, eğitimin önemi yanında, eğitimde öncelik verilecek ilk hedefin ilk okul ve hatta okul öncesi olduğunu söylemiş  ve “Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.” , “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.” demiş ve bu sözlerden alınan ilhamla, gene Atatürk’ün sözlerinden alınan alıntılarla oluşturulan metin, okullarda okunmaya başlanmıştır.AND’IMIZIN İLK ŞEKLİ            Öğrenci And’ının ilkokullarda okutulmasına 1933 yılında başlanmış ve nasıl uygulanacağı yolunda ayrıntılı kurallar getirilmiştir. Zaman içinde bazı ek ve değişiklikler yapılan metnin ilk yazım ve söylenişi:“Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.”            şeklindedir.            DEĞİŞİKLİK VE ZARAR VERME SÜRECİNİN BAŞLAMASI            Ancak ne yazık ki sonraki tarihlerde, asıl metne bazı ilaveler yapılmış, okunma şekli ve zamanında değişiklikler yapılmış ve böylece zarar verme süreci başlatılmıştır.             Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1972 yılında yapılan bir düzenleme ile And’ın, derslere başlamadan önce ön bahçede veya dersliklerde okutulmasına karar verilmiş, metinde bazı değişiklikler yapılarak;“Türküm, doğruyum, çalışkanım; yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk Varlığına armağan olsun. Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene.”    haline getirilmiştir.            Bir süre, her gün okunmasından vazgeçilerek yalnızca Pazartesi günleri derslere başlanmadan okunması hükmü getirilmiş, daha sonra eski ve süregelen uygulamaya dönülmüştür.1997 yılında yapılan bazı değişikliklerle metin:            “Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.  Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!”   halini almıştır.2003 yılında yapılan yeni düzenleme ile, öğrenim süresi 8 yıl olan ilköğretim okullarında her gün derslere başlamadan önce okunması zorunlu tutulmuş, yabancı öğrencilerin andı söyleme zorunluluğu kaldırılarak ilk ayrıcalık getirilmiş, daha sonra ilköğretim süresinde yapılan değişiklik ile, zorunlu eğitimin yalnızca ilk dört yılında okunması kabul edilmiş ve yeni metin şu şekilde belirlenmiştir:“Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!”             Açık ve net şekilde belirtmek gerekir ki; sonradan yapılan ek ve değişiklikler gereksiz yere anlam ve bütünlüğü bozmuştur. Metnin ilk şekli; kısa, öz ve içten olmakla en mükemmel şekildir.            Bu ve benzer uygulamalar Türkiye’ye özgü değildir. Dünyada bir çok ülkede; okullarda, kamu kesiminde, kamusal alanlarda benzer uygulamalar yapılmaktadır.            YABANCI DEVLET ÖRNEKLERİ             Amerika Birleşik Devletlerinde okullarda, hangi milletten, ırktan ve kökenden olurlarsa olsunlar, öğrenciler bir yemin metnini okuyarak derse başlarlar. 1892 yılındanberi okunan bu yemin, okullar dışında yapılan bayrak törenleri ve kamusal toplantılarda da Amerika Ulusal Marşından önce, ayağa kalkarak ve hep birlikte okunur. Bu yemin metni şöyledir:            "OATH (YEMİN) : I pledge allegiance to the flag of the United States of America, and to the  Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.” . Türkçe açılımı ile:Yemin(And) Oath: “Amerika Birleşik Devletleri’nin Bayrağına ve o bayrağın simgelediği Cumhuriyete  bağlılık için and içiyorum. Herkes için özgürlük ve adaletle, Allah’ın gözetiminde, bölünmez, Tek Vatan  için.”            Benzer yemin metnini uygulayan Amerika, Fransa ve Almanya’da ayrıca “Dil Birliği” Kanunu da uygulanmakta, kamu kurum ve kuruluşlarında, okullarda, özel işyerlerinde, ülke dilinden başka dilin konuşması yasaklanmaktadır.             Türkiye Cumhuriyeti’nde 1933 yılından itibaren başlayan And’ımızın okunması yolundaki uygulama, Atatürk’ün bilgi ve onayı ile yaşamı boyunca ve sonrasında toplam 80 yıl süresince devam etmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra aynı uygulama KKTC’deki okullarda da yürürlüğe girmiştir..            Açıklanan tarihi süreç sonunda 2013 yılında yapılan değişiklik ile Öğrenci And’ını düzenleyen maddeler yürürlükten kaldırılmış ve And’ın okunması uygulamasına son verilmiş, tepkiler üzerine tekrar yürürlüğe konulmuş, nihayet Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı bir davada, bu gün yaşanan talihsiz durumla karşılaşılmıştır.              Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, ulusal ve yerli ekonomide, eğitimder yaşanan başarılı çalışmaların kösteklenmesine benzer süreç, her alanda yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. Ancak Türk Gençliği ve Türk Milleti her türlü engeli aşarak, her zorluğun üstesinden gelecek güçtedir. Bu engeli de aşacaktır. - resit galip baydur andimiz ailesi

            Ortaöğretim olarak adlandırılan ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim haftasına; hafta başında “İstiklal Marşı” okunarak başlanır ve hafta sonunda “İstiklal Marşı” okunarak son verilir.
            Bir süre öncesine kadar Cumartesi günleri de yarım güm olarak çalışma günü sayıldığı için bu törenler Pazartesi sabahı çalışma günü başlangıcında ve Cumartesi günü okul kapanış saatlerinde yapılırdı.  Öğrenciler, okul bahçesinde sınıf durumlarına göre sıraya dizilir, anne ve babalar yan taraflarda toplanır, bir öğretmen veya bir öğrencinin eşliğinde hep birlikte marş söylenir, sonra sıra ile okul binasına, sınıflara girilirdi.
            İlkokul öğrencileri, sınıflarına girince öğretmen beklenir, öğretmenin sınıfa girmesi ile ayağa kalkılır ve bir ağızdan “And’ımız” olarak bilinen metin okunur ve derse başlanırdı.
ANDIMIZIN BAŞLANGICI
             “Türküm, doğruyum, çalışkanım” olarak başlayan ve And’ımız olarak bilinen metnin okunmasına 1933 yılında başlanmış ve 2013 yılına kadar aralıksız olarak 80 yıl devam edilmiştir. And’ın teması; çalışkan, dürüst, ülkesine bağlı, küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı duyan bir nesil için gerekli olan ilkeleri aşılamaktır. Amacı;  kendine güvenen, özverili, ülkesi için çalışma azmi ile dolu olan bir gençlik yetiştirmektir.
            Metnin yazarı, dönemin Maarif Vekili yani Milli Eğitim Bakanı olan Reşit Galip’tir. Aslında And’ımız metninin yazarı Dr. Reşit Galip olmakla birlikte, bu dizeler, Atatürk’ün gençliğe ve Türk Milletine yaptığı kısa konuşmalar ve söylevlerinin derlenmiş halidir.         And; Atatürk’ün yaptığı konuşmalar ve söylevlerinden kısa ve özet halindeki vurgulu kelime ve cümleler derlenerek meydana getirilen bir söylevdir.
            ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNDEN ESİNLENMİŞTİR.
            Atatürk’ün  “Türk! Öğün. Çalış. Güven.” Sözü, And’ın ilk cümlesini oluşturmaktadır. And’ın devamında gelen dizelerini, Atatürk’ün “Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir.” , “Kendiniz için değil bağlı bulunduğunuz Ulus için çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.” ve benzeri sözleri oluşturmaktadır. And’ın son dizeleri  ise, Atatürk’ün en bilinen ve en çok benimsenen sözlerinden olan “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır” ve “Ne Mutlu Türküm diyene.” sözlerinin özetlenerek söylenmiş bir şeklidir.
            Genel olarak bakıldığı zaman görünen husus; And’ın sözlerini herhangi bir kişinin yazması değil;  Atatürk’ün değişik tarihlerde söylediği söz ve ifadelerinden derlenerek  oluşturulmuş olmasıdır.
AMAÇ, GÜVEN VE VATAN SEVGİSİNİ AŞILAMAKTIR
            Bunların okullarda ve öğrenimin başlangıç dönemlerinde söylenmesinin nedeni ise, küçük yaşlardan itibaren gençlere kendine güven ve vatan sevgisi aşılamanın yanında gene Atatürk’ün gösterdiği hedeflerde yatmaktadır. Atatürk, eğitimin önemi yanında, eğitimde öncelik verilecek ilk hedefin ilk okul ve hatta okul öncesi olduğunu söylemiş  ve “Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.” , “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.” demiş ve bu sözlerden alınan ilhamla, gene Atatürk’ün sözlerinden alınan alıntılarla oluşturulan metin, okullarda okunmaya başlanmıştır.
AND’IMIZIN İLK ŞEKLİ
            Öğrenci And’ının ilkokullarda okutulmasına 1933 yılında başlanmış ve nasıl uygulanacağı yolunda ayrıntılı kurallar getirilmiştir. Zaman içinde bazı ek ve değişiklikler yapılan metnin ilk yazım ve söylenişi:
“Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.”
            şeklindedir.
            DEĞİŞİKLİK VE ZARAR VERME SÜRECİNİN BAŞLAMASI
            Ancak ne yazık ki sonraki tarihlerde, asıl metne bazı ilaveler yapılmış, okunma şekli ve zamanında değişiklikler yapılmış ve böylece zarar verme süreci başlatılmıştır.
             Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1972 yılında yapılan bir düzenleme ile And’ın, derslere başlamadan önce ön bahçede veya dersliklerde okutulmasına karar verilmiş, metinde bazı değişiklikler yapılarak;
Türküm, doğruyum, çalışkanım; yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk Varlığına armağan olsun. Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene.”    haline getirilmiştir.
            Bir süre, her gün okunmasından vazgeçilerek yalnızca Pazartesi günleri derslere başlanmadan okunması hükmü getirilmiş, daha sonra eski ve süregelen uygulamaya dönülmüştür.
1997 yılında yapılan bazı değişikliklerle metin:
            “Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.  Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!”   halini almıştır.
2003 yılında yapılan yeni düzenleme ile, öğrenim süresi 8 yıl olan ilköğretim okullarında her gün derslere başlamadan önce okunması zorunlu tutulmuş, yabancı öğrencilerin andı söyleme zorunluluğu kaldırılarak ilk ayrıcalık getirilmiş, daha sonra ilköğretim süresinde yapılan değişiklik ile, zorunlu eğitimin yalnızca ilk dört yılında okunması kabul edilmiş ve yeni metin şu şekilde belirlenmiştir:
Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!”
             Açık ve net şekilde belirtmek gerekir ki; sonradan yapılan ek ve değişiklikler gereksiz yere anlam ve bütünlüğü bozmuştur. Metnin ilk şekli; kısa, öz ve içten olmakla en mükemmel şekildir.
            Bu ve benzer uygulamalar Türkiye’ye özgü değildir. Dünyada bir çok ülkede; okullarda, kamu kesiminde, kamusal alanlarda benzer uygulamalar yapılmaktadır.
            YABANCI DEVLET ÖRNEKLERİ
             
Amerika Birleşik Devletlerinde okullarda, hangi milletten, ırktan ve kökenden olurlarsa olsunlar, öğrenciler bir yemin metnini okuyarak derse başlarlar. 1892 yılındanberi okunan bu yemin, okullar dışında yapılan bayrak törenleri ve kamusal toplantılarda da Amerika Ulusal Marşından önce, ayağa kalkarak ve hep birlikte okunur. Bu yemin metni şöyledir:
            “OATH (YEMİN) : I pledge allegiance to the flag of the United States of America, and to the  Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.” . Türkçe açılımı ile:
Yemin(And) Oath: “Amerika Birleşik Devletleri’nin Bayrağına ve o bayrağın simgelediği Cumhuriyete  bağlılık için and içiyorum. Herkes için özgürlük ve adaletle, Allah’ın gözetiminde, bölünmez, Tek Vatan  için.”
            Benzer yemin metnini uygulayan Amerika, Fransa ve Almanya’da ayrıca “Dil Birliği” Kanunu da uygulanmakta, kamu kurum ve kuruluşlarında, okullarda, özel işyerlerinde, ülke dilinden başka dilin konuşması yasaklanmaktadır.
             Türkiye Cumhuriyeti’nde 1933 yılından itibaren başlayan And’ımızın okunması yolundaki uygulama, Atatürk’ün bilgi ve onayı ile yaşamı boyunca ve sonrasında toplam 80 yıl süresince devam etmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra aynı uygulama KKTC’deki okullarda da yürürlüğe girmiştir..
            Açıklanan tarihi süreç sonunda 2013 yılında yapılan değişiklik ile Öğrenci And’ını düzenleyen maddeler yürürlükten kaldırılmış ve And’ın okunması uygulamasına son verilmiş, tepkiler üzerine tekrar yürürlüğe konulmuş, nihayet Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı bir davada, bu gün yaşanan talihsiz durumla karşılaşılmıştır.
              Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, ulusal ve yerli ekonomide, eğitimder yaşanan başarılı çalışmaların kösteklenmesine benzer süreç, her alanda yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. Ancak Türk Gençliği ve Türk Milleti her türlü engeli aşarak, her zorluğun üstesinden gelecek güçtedir. Bu engeli de aşacaktır.

Av.A.Erdem AKYÜZ

Exit mobile version